Sn. Adnan Oktar'ın 27 ocak 2018 tarihli sohbetinin ufak bir bölümü
Yani potansiyeli her an olabilir. Yarım saat sonra, bir saat
sonra da olabilir. Biz, onlara şefkat göstermekle mükellefiz. Senin dinine
saldırmıyor, zarar vermiyor, bir şey yaptığı yok, kendi halinde bir insan. İnanmıyordur
anlatırsın, izah edersin, dua edersin ama şefkatli davranırsın. Allah,
müşriklere bile sakın diyor Allah, ellemeyin, dokunmayın; bilakis onları
koruyup, kollayın. Güvenlik içinde, canınızı tehlikeye atarak, onları
gidecekleri yere kadar ulaştırın. Canlarına zarar gelmesin diyor, Allah. Dolayısıyla ters davranılmaz. Kolamız gelsin,
rica ederim.
ASLI HANTAL: Video
geldi Adnan Bey, İzmir'de klarnet çalıyor.
ADNAN OKTAR: Bakayım,
bak ne mazlum insan, ne güzel insan. Yedi ceddine rahmet olsun. Bak dünya
tatlısı. Çok fakir benim canım. Ondan birkaç kuruşu bile esirgiyorlar. Çok ayıp,
çok ayıp. Onun milyonlar alacak hali yok, ona vereceğinle yiyecek alacak,
üstünde paltosu bile yok üstünde kıyafeti bile yok. Buz gibi soğukta, orada
sokakta oturuyor. Anlamazdan geliyorlar, yanından geçerken. Köpek bile olsa
insan bir bakar ya, “bu insan” insan yani, mübarek bir insan. Seni mutlu etmek
için sanatını icra ediyor ve bin kat senden üstün sanat yönüyle. Niye adam
yerine koymaz hareketler yapıyorsun? Göz ucuyla bile bakmıyor. Hiç olmazsa bir
gülümse, bir takdir et. Seni mutlu etmek için bu tavrı gösteriyor o kadar
soğukta. Ayrıca bir lira versen ne olur? yani 50 kuruş 1 lira elin mi kopar
ayağın mı Kopar yani Batar mısın? Çok ayıp, bana göre çok ayıp. Gene bir parça
daha çalıyordu O,
ASLI HANTAL: Evet,
birazdan gelecek.
ADNAN OKTAR: Çok
şahane bir insan.
Evet, dinliyorum.
VTR: İleride,
İngilizce hala bir dünya dili olacak mı?
Güzel yüzlüm, İngilizce güzel bir lisan, kibar bir lisan, iyi
bir mahsuru yok. Rusçadan iyi, İtalyancadan da iyi. Çok yorucu İtalyanca,
Fransızca da yorucu, Almanca çok çok yorucu. İnsanın beyni uyuşuyor. İngilizce
rahat bir dil, dinlendirici bir dil, iyi yani dünya dili olsun ne olur bir şey
olmaz ama bence Türkçe olacak yakında dünya dili. Türkçe dili çok kibardır. Türkçe
çok dinlendirici, sakin, güzel bir dildir; kibar bir dildir.
ASLI HANTAL: İzmir'deki
klarnet sanatçısının bir şarkısı daha geldi. “Gülü susuz” şarkısını söylüyor.
ADNAN OKTAR: Ne olur
şu insana… Bir gömlek ile duruyor, yani ne olur? kendisine ucuz bir palto alır,
mutlu etsen. O, seni mutlu etmek için uğraşıyor. Ne olur o kibarlığı göstersen,
nezaketi göstersen. Hanımefendiyi tebrik ederim. Az da olsa bir harçlık veriyor.
Evet, dinliyorum.
VTR: Olumsuz
olaylar, kader dersi midir?
ADNAN OKTAR: Evet
güzel yüzlüm. Çok güzel tarz yapmışsın, çok modern, kaliteli görünüyorsun. Çok
klas bir delikanlısın. Allah sana uzun ömür versin, cennet nasip etsin.
Olumsuz olaylar olmazsa yetişemeyiz, yani dengeli olmayız,
mutluda olmayız yani acayip bir şey oluruz. Küt olur insan yani böyle ham, kof
olur. Acı çeken insan, mesela o şarkı söyleyenler var ya onlar, hep acı çekmiş
insanlar. Onlar, öyle güzel söylüyor, acı çekmese hiç söylemez; yani düşün onun,
bol parası olsa asla yapmaz öyle bir şey. Acı çektiği için yapıyor, çile
çektiği için. Acı ve çile, sanatı ortaya çıkarır. Mesela bu eski sanatçılar var
ya hep acı çekmiş sanatçılardır. Adnan Şenses'ten tut Müslüm Baba'dan çık. Akıl
almaz acı çekmiştir Müslüm Baba, ömrü boyunca yani çok acılar çekmiştir. Bak
çok güzel sesi. Mahsun Kırmızıgül de öyle o, çocuk da öyle. Kürt asıllı. Tabi, olabilir
insanlık hatası olabilir, eksik yönleri olabilir. Çok çile çekmiş bir insan,
hepsi öyle.
Evet
GÖRKEM ERDOĞAN: Afrin'de,
terör unsurlarından temizlenen bölgelerde çatışmalardan uzaklaşan köylülerin
hayvanlarını korumak için kapattıkları ağılların ve ahırların kapılarını
askerlerimiz açtı. Hem ahırlarda mevcut olan, hem de çevre köylerden tedarik
yemlerle, hayvanlara yemek sağlandı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder