Sn Adnan Oktar'ın 29 nisan sohbetinin 1.30.00-1.45.00 aralığını oluşturan kısmıdır.
(Sn. Recep Tayyip Erdoğanla ilgili bir eleştiri haberine yanıt olarak)
Adnan Oktar: ...Niye saklanmasın ya? Sığınağa da girer. Sen başsın ya. Allah
Allah ne yapacaktın, caddeye çıkıp gel vur mu diyecektin? Tayyip hocam bunlara
niye böyle cevap veriyor ben anlamıyorum ya. Tabi saklanacak, farz olur
saklanması. Sen lider insansın. O zaman köprüye çıkıp gel beni vur mu diyecektin
öyle mi? Saklanacak, gizleneceksin tabi, farz. Seni öbürlerinin de saklaması
lazım. Adamın bizi vurması falan önemli değil, sana bir şey olursa sorun. Sen lidersin.
Saklanmak zaten farz, farz. Allah'ın emri. Siper vardır, askerde. Gel beni vur
denir mi ya? Peygamberimiz, (sav) hendek kızdı değil mi? Savaşta da mesela
Çanakkale'de her yerde “siper” vardı, askerler sipere yatıyorlardı. Ne
diyeceksin? “Ya, bu siperin içine sen niye saklanıyorsun, yiğitsen çık ortaya.”
Şimdi bunun bir mantığı var mı? Haram olur. Siperde olacak, siperde olması farz.
Siperin dışına çıkarsa harama girer. Saklandıysa da helal olsun. Hayır,
saklanmadı diyorsun da saklansa ne olur? Ayrıca niye bunu savunuyorsun ya,
saklansa ne olur? Gayet doğru. Kendi de saklanıyordu. Hayır, o da doğru, o da
çok dikkat etti. Bütün liderlerin saklanması lazım. Bir şey yok ki onda. Adam,
hayvan gibi kafayı çekmiş sarhoş, haplı falan manyak, FETÖ'nün delileri. Zaten
adam öldürmeye gelmiş, çakallar. Onlara öyle mi yanaşılır? Yani tabi ki usurubuyla
yanaşacak. O sana buradan gelsin, sen ona tepeden gelirsin. Öyle alçaklara
mertlik olmaz, mertlik haram olur. O nasıl kahpelik yapıyorsa sen de ona
uyanıklık yaparsın. Köpek gibi avlarsın. Çökersin ensesine, alır götürürsün
karakola. Dolayısıyla Tayyip Hocam böyle şeylere işkillenmesin, rahatsız
olmasın. Askerin siperde saklanması farz. Çıkarsa harama girer. Lider insan
oturup göğsünü gererek sokakta caddede gezemez. Bu ümmete karşı bir hata olmuş
olur, günaha girmiş olur. Gelin beni vurun der gibi ne zorun ya niye yapıyorsun
böyle bir şey? Peygamberimiz, (sav) mağaraya gizlendi. Niye gizlendi o zaman,
ne diyeceksin, korktu mu diyeceksin? Allah'ın emrini yerine getirdi. Haram
olurdu dışarı çıksaydı. Hz. Ebubekir ile beraber mağaraya gizlendi. Ee o zaman,
“ya niye saklanıyorsun, çık aç göğsünü vursunlar” de. Peygamber, (sav) mağaraya
gizlendiğine göre sende gizleneceksin. Bunda bir şey yok, gayet normal. Mesela
Peygamberimiz, yatağına Hz. Ali'yi yatırdı, kendi de gitti. Gizlendi kendi de. Gelsin
yatağında yatsın Peygamberimiz, gelin vurun beni. Şimdi bunun mantığı var mı? Rahat
olsun Tayyip hocam, öyle bir şey olmaz.
O güzel yüzlü hanıma geri döner misin? Onunla vedalaşmadan
gittik. Bu güzel yüzlü bir konuşsun önce. Onu bir dinleyim.
VTR: Münafıkların
yüzündeki nursuzluğun sebebi nedir?
ADNAN OKTAR: Güzel
yüzlüm, bak buradaki kız arkadaşların seni acayip beğendiler. Herkes seni çok
beğendi, çok çok güzelsin. Bak buna sevin, çok büyük bir nimet. Çok çok büyük
bir nimet. Gözlerin her şeyin çok güzel. Allah sana uzun ömür versin cennet
nasip etsin. Münafıklar, güzel yüzlüm, aslında onlar bir gösterilse gerçekten millet
deli gibi kaçar. Yani bildiğin klasik şeytan. Onların maneviyat gözüyle
görünmesi konumunda, çok korkunç görürsün. Dehşet vericidir görüntüleri. Tam
tipik şeytandır. Şeytan kafası var üstlerinde. Yani mahluktur. Kadın olsun,
erkek olsun, münafık, korkunç bir şeytan görünümdedir. Mana gözüyle bakıldı mı
görülebilir Allah'ın dilemesiyle. Ama müminlere eziyet olmasın diye Allah, gerçek
yüzlerini göstermiyor. Ama onların içerisinde bakiye kalan “o nursuzluk”
oluyor. Yoksa gerçek halleri çok çok korkunçtur münafıkların.
Evet, dinliyorum.
VTR: Yaşlı
insanlar daha mı anlayışlı olur?
ADNAN OKTAR: Yok,
çok katı olurlar. Yani genel anlamda çok katı olurlar. Böyle dediğim dedik. İyice
oturmuş oluyor yani yerinden kıpırdamazsın. Ama tabii daha müşfik, daha
merhametli kesimde olur, yaşlılar çok çok fazladır. Ama genel prensip olarak,
karakterleri oturmuş oluyor yani öyle.
Evet, dinliyorum.
VTR: Zamanın
hızlı geçmesini neye bağlıyorsunuz? Niye bu kadar hızlı geçiyor ve neden eskiye
göre daha hızlı yaşıyoruz?
ADNAN OKTAR: Sen
ne sevimli şeysin sen böyle. Sen ne tatlı şeysin böyle. Çok şeker, bayağı güzel.
Zencileri Allah ne şeker yaratıyor, bayağı sevimliler, dünyaya müthiş bir süs bunlar.
Üsluba bak, üslubun şekerliği ne bak.
Canım kardeşim, şu dünkü konferansta ne oldu, onları bir daha
anlatır mısınız.
GÖRKEM ERDOĞAN:
Adnan Bey, konferans’ın en dikkat çekici özelliklerinden bir tanesi, sizin
gelişinizdi. Burada, değerli konuşmacılarımızla beraber. Çok yakışıklısınız maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bak,
şimdi kim geldi? Benim kızım geldi, şimdi ben onu göstereceğim. Dünyanın en
tatlısı balım.
GÖRKEM: Adnan Bey,
yeri sürekli sizin koltuğunuzun yanı. Orada uyuyor.
ADNAN OKTAR: Bak,
döne döne bakıyor. Nasıl kedim güzel mi, huyu nasıl peki? O benim bir tanem, o
benim canımın içi. Ama nasıl güzel bir varlık.
Evet, dinliyorum.
GÖRKEM ERDOĞAN:
Adnan Bey, konferans resimlerine devam edebiliriz.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah
vay be.
Evet, dinliyorum.
GÖRKEM ERDOĞAN: Konferans,
“3. Uluslararası Yaşamın ve Evrenin Kökeni Konferansı.” Fahri başkanlığını
yaptığınız, Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, Milli değerleri Koruma Vakfı ve Milli
Değerler Vakfı'nın ortak düzenledikleri bir konferans. Bu yıl Avrupa, Amerika
ve Avusturya İtalya’dan gelen, konularında uzman sekiz bilim adamının katılımıyla
Fairmont Quasar Hotel İstanbul'da düzenlendi.
GÜLEN BATURALP: Evrim
teorisinin bilim dışı iddialarının çürütüldüğü ve yaratılış gerçeğinin bilimsel
delillerinin ortaya konduğu 28 Nisan 2018 cumartesi günü gerçekleştirilen konferansımıza
çok değerli misafirlerimiz; bilim insanları, akademisyenler, konsoloslar,
büyükelçiler, vakıf ve dernek başkanları, Türkiye'nin önde gelen
üniversitelerinin temsilcileri, düşünce kuruluşları, sanatçılar, sporcular, iş
dünyasının tanınmış yöneticileri, gazeteciler ve yazarlar dahil olmak üzere
400'den fazla kişi katıldı. Sn, Bülent Özveren’in sunumuyla konferans, İstiklal
Marşı ve şehitlerimiz için saygı duruşuyla başladı. Sn, Altuğ Berker’in açılış
konuşmasının ardından konferansı düzenleyen Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, Milli
Değerleri Koruma Vakfı ve Milli Değerler Vakfı Fahri Başkanı Sayın Adnan
Oktar'ın bilimsel ve kültürel çalışmaları, 300'den fazla kitabı, 73 dile
çevrilen eserlerinden yararlanarak hazırlanan 5000'den fazla konferans,
belgesel, yurtdışında 250'den fazla basın yayın organında yayınlanan makaleleri
ve canlı yayın programları hakkında kısa bir tanıtım filmi izlendi.
Yaklaşık 9 saat süren bilimsel konferansa, iki ayrı oturum
kapsamında: Dünya çapında çalışmalarıyla tanınan 8 yabancı bilim insanı evrim
teorisinin geçersizliğini bilimsel delillerle açıkladılar. Yaşayan Fosiller
sergisiyle, dünya tarihi boyunca yaratılmış tüm canlıların hiçbir evrim süreci
getirmedikleri ve ilk yaratıldıkları andan itibaren değişmedikleri gösterildi. Yaşamın
kökeni filmi ile, Allah'ın göklerde ve yerde gözlemlediğimiz yaratılış delillerini
içeren özlü bir anlatım yapıldı.
GÖRKEM ERDOĞAN: Bilimin
farklı dallarını bir araya getiren konferansta aynı zamanda, sanatın çeşitli
dallarını temsilen dans ve müzik gösterileri yer aldı. Perküsyon gösterisi ve İstanbul
Dance Factory’nin dans performansının yer aldığı konferans programında öğle
yemeğinde bir araya gelen katılımcılar ve bilim dünyasının önde gelen isimleri,
kültürel ve bilimsel bir ortamda fikir alışverişinde bulundular.
Ayrıca konferans sonundaki plaket töreninde, fahri başkanlığını
yaptığınız Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, Milli Değerleri Koruma Vakfı ve Milli
Değerler Vakfı başkanları tarafından, 3. Uluslararası Yaşamın ve Evrenin Kökeni
Konferansı konuşmacılarına ve değerli katılımcılara plaket sunuldu.
ADNAN OKTAR: Şahane
şahane, çok güzel. Münafıklar pislikle uğraşırken, bizler güzellikle
uğraşıyoruz. MaşaAllah, ne güzel.
Evet, dinliyorum.
VTR: Hz.
Mehdi'nin manevi derecesi diğer peygamberlerden üstün mü?
ADNAN OKTAR: Canımın
içi, güzel yüzlüm, Tevrat'a göre Mehdi, bütün peygamberlerden üstün. Yani
Musevi inancına göre, bütün peygamberler

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder