19 Ekim 2018 Cuma

29 nisan 1.30.00-1.45.00



Sn Adnan Oktar'ın 29 nisan sohbetinin 1.30.00-1.45.00 aralığını oluşturan kısmıdır.

(Sn. Recep Tayyip Erdoğanla ilgili bir eleştiri haberine yanıt olarak)

Adnan Oktar: ...Niye saklanmasın ya? Sığınağa da girer. Sen başsın ya. Allah Allah ne yapacaktın, caddeye çıkıp gel vur mu diyecektin? Tayyip hocam bunlara niye böyle cevap veriyor ben anlamıyorum ya. Tabi saklanacak, farz olur saklanması. Sen lider insansın. O zaman köprüye çıkıp gel beni vur mu diyecektin öyle mi? Saklanacak, gizleneceksin tabi, farz. Seni öbürlerinin de saklaması lazım. Adamın bizi vurması falan önemli değil, sana bir şey olursa sorun. Sen lidersin. Saklanmak zaten farz, farz. Allah'ın emri. Siper vardır, askerde. Gel beni vur denir mi ya? Peygamberimiz, (sav) hendek kızdı değil mi? Savaşta da mesela Çanakkale'de her yerde “siper” vardı, askerler sipere yatıyorlardı. Ne diyeceksin? “Ya, bu siperin içine sen niye saklanıyorsun, yiğitsen çık ortaya.” Şimdi bunun bir mantığı var mı? Haram olur. Siperde olacak, siperde olması farz. Siperin dışına çıkarsa harama girer. Saklandıysa da helal olsun. Hayır, saklanmadı diyorsun da saklansa ne olur? Ayrıca niye bunu savunuyorsun ya, saklansa ne olur? Gayet doğru. Kendi de saklanıyordu. Hayır, o da doğru, o da çok dikkat etti. Bütün liderlerin saklanması lazım. Bir şey yok ki onda. Adam, hayvan gibi kafayı çekmiş sarhoş, haplı falan manyak, FETÖ'nün delileri. Zaten adam öldürmeye gelmiş, çakallar. Onlara öyle mi yanaşılır? Yani tabi ki usurubuyla yanaşacak. O sana buradan gelsin, sen ona tepeden gelirsin. Öyle alçaklara mertlik olmaz, mertlik haram olur. O nasıl kahpelik yapıyorsa sen de ona uyanıklık yaparsın. Köpek gibi avlarsın. Çökersin ensesine, alır götürürsün karakola. Dolayısıyla Tayyip Hocam böyle şeylere işkillenmesin, rahatsız olmasın. Askerin siperde saklanması farz. Çıkarsa harama girer. Lider insan oturup göğsünü gererek sokakta caddede gezemez. Bu ümmete karşı bir hata olmuş olur, günaha girmiş olur. Gelin beni vurun der gibi ne zorun ya niye yapıyorsun böyle bir şey? Peygamberimiz, (sav) mağaraya gizlendi. Niye gizlendi o zaman, ne diyeceksin, korktu mu diyeceksin? Allah'ın emrini yerine getirdi. Haram olurdu dışarı çıksaydı. Hz. Ebubekir ile beraber mağaraya gizlendi. Ee o zaman, “ya niye saklanıyorsun, çık aç göğsünü vursunlar” de. Peygamber, (sav) mağaraya gizlendiğine göre sende gizleneceksin. Bunda bir şey yok, gayet normal. Mesela Peygamberimiz, yatağına Hz. Ali'yi yatırdı, kendi de gitti. Gizlendi kendi de. Gelsin yatağında yatsın Peygamberimiz, gelin vurun beni. Şimdi bunun mantığı var mı? Rahat olsun Tayyip hocam, öyle bir şey olmaz.
O güzel yüzlü hanıma geri döner misin? Onunla vedalaşmadan gittik. Bu güzel yüzlü bir konuşsun önce. Onu bir dinleyim.

VTR: Münafıkların yüzündeki nursuzluğun sebebi nedir?

ADNAN OKTAR: Güzel yüzlüm, bak buradaki kız arkadaşların seni acayip beğendiler. Herkes seni çok beğendi, çok çok güzelsin. Bak buna sevin, çok büyük bir nimet. Çok çok büyük bir nimet. Gözlerin her şeyin çok güzel. Allah sana uzun ömür versin cennet nasip etsin. Münafıklar, güzel yüzlüm, aslında onlar bir gösterilse gerçekten millet deli gibi kaçar. Yani bildiğin klasik şeytan. Onların maneviyat gözüyle görünmesi konumunda, çok korkunç görürsün. Dehşet vericidir görüntüleri. Tam tipik şeytandır. Şeytan kafası var üstlerinde. Yani mahluktur. Kadın olsun, erkek olsun, münafık, korkunç bir şeytan görünümdedir. Mana gözüyle bakıldı mı görülebilir Allah'ın dilemesiyle. Ama müminlere eziyet olmasın diye Allah, gerçek yüzlerini göstermiyor. Ama onların içerisinde bakiye kalan “o nursuzluk” oluyor. Yoksa gerçek halleri çok çok korkunçtur münafıkların.
Evet, dinliyorum.

VTR: Yaşlı insanlar daha mı anlayışlı olur?

ADNAN OKTAR: Yok, çok katı olurlar. Yani genel anlamda çok katı olurlar. Böyle dediğim dedik. İyice oturmuş oluyor yani yerinden kıpırdamazsın. Ama tabii daha müşfik, daha merhametli kesimde olur, yaşlılar çok çok fazladır. Ama genel prensip olarak, karakterleri oturmuş oluyor yani öyle.
Evet, dinliyorum.

VTR: Zamanın hızlı geçmesini neye bağlıyorsunuz? Niye bu kadar hızlı geçiyor ve neden eskiye göre daha hızlı yaşıyoruz?

ADNAN OKTAR: Sen ne sevimli şeysin sen böyle. Sen ne tatlı şeysin böyle. Çok şeker, bayağı güzel. Zencileri Allah ne şeker yaratıyor, bayağı sevimliler, dünyaya müthiş bir süs bunlar. Üsluba bak, üslubun şekerliği ne bak.
Canım kardeşim, şu dünkü konferansta ne oldu, onları bir daha anlatır mısınız.

GÖRKEM ERDOĞAN: Adnan Bey, konferans’ın en dikkat çekici özelliklerinden bir tanesi, sizin gelişinizdi. Burada, değerli konuşmacılarımızla beraber. Çok yakışıklısınız maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Bak, şimdi kim geldi? Benim kızım geldi, şimdi ben onu göstereceğim. Dünyanın en tatlısı balım.

GÖRKEM: Adnan Bey, yeri sürekli sizin koltuğunuzun yanı. Orada uyuyor.

ADNAN OKTAR: Bak, döne döne bakıyor. Nasıl kedim güzel mi, huyu nasıl peki? O benim bir tanem, o benim canımın içi. Ama nasıl güzel bir varlık.
Evet, dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: Adnan Bey, konferans resimlerine devam edebiliriz.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah vay be.
Evet, dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: Konferans, “3. Uluslararası Yaşamın ve Evrenin Kökeni Konferansı.” Fahri başkanlığını yaptığınız, Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, Milli değerleri Koruma Vakfı ve Milli Değerler Vakfı'nın ortak düzenledikleri bir konferans. Bu yıl Avrupa, Amerika ve Avusturya İtalya’dan gelen, konularında uzman sekiz bilim adamının katılımıyla Fairmont Quasar Hotel İstanbul'da düzenlendi.

GÜLEN BATURALP: Evrim teorisinin bilim dışı iddialarının çürütüldüğü ve yaratılış gerçeğinin bilimsel delillerinin ortaya konduğu 28 Nisan 2018 cumartesi günü gerçekleştirilen konferansımıza çok değerli misafirlerimiz; bilim insanları, akademisyenler, konsoloslar, büyükelçiler, vakıf ve dernek başkanları, Türkiye'nin önde gelen üniversitelerinin temsilcileri, düşünce kuruluşları, sanatçılar, sporcular, iş dünyasının tanınmış yöneticileri, gazeteciler ve yazarlar dahil olmak üzere 400'den fazla kişi katıldı. Sn, Bülent Özveren’in sunumuyla konferans, İstiklal Marşı ve şehitlerimiz için saygı duruşuyla başladı. Sn, Altuğ Berker’in açılış konuşmasının ardından konferansı düzenleyen Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, Milli Değerleri Koruma Vakfı ve Milli Değerler Vakfı Fahri Başkanı Sayın Adnan Oktar'ın bilimsel ve kültürel çalışmaları, 300'den fazla kitabı, 73 dile çevrilen eserlerinden yararlanarak hazırlanan 5000'den fazla konferans, belgesel, yurtdışında 250'den fazla basın yayın organında yayınlanan makaleleri ve canlı yayın programları hakkında kısa bir tanıtım filmi izlendi.
Yaklaşık 9 saat süren bilimsel konferansa, iki ayrı oturum kapsamında: Dünya çapında çalışmalarıyla tanınan 8 yabancı bilim insanı evrim teorisinin geçersizliğini bilimsel delillerle açıkladılar. Yaşayan Fosiller sergisiyle, dünya tarihi boyunca yaratılmış tüm canlıların hiçbir evrim süreci getirmedikleri ve ilk yaratıldıkları andan itibaren değişmedikleri gösterildi. Yaşamın kökeni filmi ile, Allah'ın göklerde ve yerde gözlemlediğimiz yaratılış delillerini içeren özlü bir anlatım yapıldı.

GÖRKEM ERDOĞAN: Bilimin farklı dallarını bir araya getiren konferansta aynı zamanda, sanatın çeşitli dallarını temsilen dans ve müzik gösterileri yer aldı. Perküsyon gösterisi ve İstanbul Dance Factory’nin dans performansının yer aldığı konferans programında öğle yemeğinde bir araya gelen katılımcılar ve bilim dünyasının önde gelen isimleri, kültürel ve bilimsel bir ortamda fikir alışverişinde bulundular.
Ayrıca konferans sonundaki plaket töreninde, fahri başkanlığını yaptığınız Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, Milli Değerleri Koruma Vakfı ve Milli Değerler Vakfı başkanları tarafından, 3. Uluslararası Yaşamın ve Evrenin Kökeni Konferansı konuşmacılarına ve değerli katılımcılara plaket sunuldu.

ADNAN OKTAR: Şahane şahane, çok güzel. Münafıklar pislikle uğraşırken, bizler güzellikle uğraşıyoruz. MaşaAllah, ne güzel.
Evet, dinliyorum.

VTR: Hz. Mehdi'nin manevi derecesi diğer peygamberlerden üstün mü?

ADNAN OKTAR: Canımın içi, güzel yüzlüm, Tevrat'a göre Mehdi, bütün peygamberlerden üstün. Yani Musevi inancına göre, bütün peygamberler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder