19 Ekim 2018 Cuma

Adnan Oktar'ın 29 mart 2018 tarihli sohbetinin 50.00-1.05.00 aralığıdır.


Adnan Oktar'ın 29 mart  2018 tarihli sohbetinin 50.00-1.05.00 aralığıdır.

VTR: Hayır üzerine ölen kişi şehit midir?

ADNAN OKTAR: Canımın içi, yani bilmiyorum bir mucizedir devam ediyor. Sen şu sevimliliğinin, güzelliğinin farkında mısın sen? İnsanın dili tutuluyor, nasıl açıklayacağım bilemiyorum. Harikulade güzelsin maşaAllah ve yüzünde tertemiz bir ifade var. Elinden, yüzünden efendilik akıyor. Muhteşem birisin sen. Aferin sana maşaAllah. Bir de hokka gibi güzelsin yani kusursuz maşaAllah. Allah sana hayır, bereket versin. Cennet için şahane arkadaşsın sen. Seni unutmayacağım cennette arkadaş oluruz inşaAllah. İnşaAllah hep böyle güzel kalırsın hep genç kalırsın ama hayret ya bayağı güzel. Doğal güzel çok çok güzel. Canımın içi ben seni bir daha dinleyim.
Mesela bir polis, asker, veyahut bir memur diyor ki, ben şu an Allah'ın dinine İslam'a, Kuran'a, vatana, millete, bayrağa, hayırlı olmak için hayır için egoistlikten; bencillikten uzak olarak hizmete şu an çıkıyorum diyor, gayret edeceğim diyor. Giderken başına kalas düştü, vefat etti. Şehit olur. Veyahut biri vurdu, şehit olur. Onun için evinden çıkan insan hayra niyet edecek. Yarabbi ben, senin dinini yaymak için islam'ın hakimiyeti için kendimi adadım. Şu anda elimden gelen her şeyi yapmak üzere çıkıyorum. Üç kişiye bile anlatıyor olsa yeterlidir. Asker ne diyor, ya Rabbi decal’i tepelemeye çıkıyorum. Senin dinine saldırıyorlar, senin kuranına, kitabına saldırıyorlar. Bu benim ağırıma gidiyor. Ben, canımı ortaya koydum senin dinin için canımı fedaya hazırım, mücadele edeceğim. Şehit olursam şerefle şehit olacağım. Ben sana aitim. Senden geldim, sana gidiyorum. Mesela bak bu çocuklar hep niyet etmiş askerler. Hep yazıyorlar, ben diyor, düğüne gidiyorum diyor. Düğün ne? Bu şehitlik işte onu kastediyor. Bu şekilde olursa hepsi şehit olur. Kalbinden geçerse yine yeter. Sözlü demesine bile gerek yok. Kalbinden geçirmesi yeterli.
Evet, dinliyorum.

VTR: Sahte sevgi anlaşılır mı?

ADNAN OKTAR: Canımın içi, anlaşılır da kimse bozuntuya vermiyor. Bir seviyor, bir seviyor, diyor. Anlatamam diyor. Şimdi, yeni evlendirilecek tiplerde falan oluyor. Oğlan yakışıklı güzel oluyor, kız da acayip zengin oluyor ama kız vasat güzel oluyor o kadar güzel değil. Oğlan deli divane olduğunu söylüyor böyle eli ayağı boşanıyor, ağzı dili kuruyor falan. O gözler diyor, o kaşlar diyor. Halbuki kız normal bir kız. Yani dünyanın en güzel kızı gelse onu ilgilendirmiyor. Ama mal, mülk olunca cinnet geçiriyor. Yani bir an önce o paraya konabilmek için. Kızcağız da işin acı yanı çok acayip seviyor diyor, mübarek diyor. Halbuki o da biliyor acı acı olayı. Bozuntuya vermiyor. Halbuki dürüst olmak lazım. Seviyorsa seviyordur. Yani ne kadar seviyorsa onu söylemek lazım. Dürüst olmak lazım.

VTR: Cinler bizi istedikleri zaman görebiliyorlar mı?

ADNAN OKTAR: Yakışıklım şu an burası dolu. Ve görüyorlar ama çok usludurlar. Öyle kimseyi rahatsız etmezler. Evlerin köşelerinde falan otururlar. Çağırsak da bayağı eğlenirler, hoşlarına gider.
Evet, dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: Amerika Birleşik Devletleri başkanı Trump'a dava izni verildi. Maryland, Yargıcı, izin gerekçesi olarak anayasa ihlalini gösterdi.

ADNAN OKTAR: Ya bu garibime bir şey yapacaklar ama hayırlısı. Aslında bence kaçsa çok daha iyi eder. Hakikaten İngiliz derin Devleti çok kötü kafayı taktı ona. Yani onunla bırakmazlar. Bak şimdi ırza tasaddi, dolandırıcılık, akla hayale gelmeyecek bir şeylerden dava açacaklar göreceksiniz. Çok fazla ırza tasaddi olacaktır. Rezalet iddialarda bulunabilirler.
Evet, dinliyorum.

VTR: İnsan kendisi hatalıyken başkalarını eleştirmesi doğru bir hareket midir?

ADNAN OKTAR: Yakışıklım, hiç yoktan iyidir. Yani insanlar birbirine ayna olması lazım. Adam mesela cömert değildir ama cömertliği teşvik eder. İyi olur, emri bil maruf, nehyi anil münker, uyandırır insanı. Yani illa kendisinin yapıyor olması şart değil, yapmıyor olması da şart değil. Uyarmak güzel bir şey ama kırmadan, kalbini kırmadan çok çok faydalı. Öbür türlü nasıl olsun? İnsanlar zaten kitap okuyamıyor, kimse kimseyi de uyarmıyor. Biri öyle çıkıp uyarırsa nezaketi ile çok iyi olur. Ama ona kalırsa hoca efendilerin büyük bölümü zaten dediklerini yapmıyorlar. Hatta derler ki, “hocanın dediğine uy ama yaptığını yapma” de derler. Bu bilinen bir şeydir. İnsanlar hatalıdır, eksiktir. Buna kızmamak lazım. Hayır olarak söylerse güzel olarak söylesin dinlenir. Bir şey olmaz.
Evet

GÖRKEM ERDOĞAN: Köpekleri besleyen kuş. Kedi ve köpeği besliyor.

ADNAN OKTAR: Eğitmişlerdir ya. Onları da iyi etmişler. Yazık ben eğitilen hayvanlara acıyorum ben. Hayvanın disipline edilmesi beni kızdırıyor. Hayvan özgür olmalı. Bırakacaksın yani nasıl yaşıyorsa Yaşasın. En güzeli doğal halidir. Ormanda bile elleme. Mesela keklik var kafese koyuyorsun, intihar eder hayvan, kafese koyarsan intihar eder. Sincap falan da öyle. İntihar eder Allah esirgesin. Yani öldürür kendini. Orada bırakacaksın olmaz, kafeste o yaşamaz o. Birçok hayvan intihar ediyor Allah esirgesin. Bırak dışarıda yaşasın. Ne yapıyorsa yapsın.
Evet, dinliyorum.

YASEMİN KİRİŞ: Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, terör mağduru vatandaşlara şimdiye kadar “86milyon 640 bin 844 lira” ödeme yapıldı.

ADNAN OKTAR: Onlara helal olsun. Keşke daha çok imkanlar tanınsa. Ama şu terörün en yoğun olduğu illeri böyle akıl almaz modern hale getirsek terör diye bir şey kalmaz. Çokta ağrılarına gider PKK'nın. Böyle pilot bölge yapacaksın Diyarbakır'ı, Paris gibi yapacaksın. Acayip ağrılarına gider PKK'nın. Mardin'i dünyanın en modern şehirlerinden biri yapacaksın. Acayip ağırlarına gider, darmadağın eder PKK'yı.
“Deccal, sonra genç bir adamı kendisine imana davet eder.” Yani benim adamım olacaksın der diyor. “Deccal, kendisini reddetmesine öfkelenerek, o gence kılıçla vurup ikiye böler. Her iki parçayı bir ok atımı mesafeye fırlatır sonra o genci çağırır. Genç dirilip parlak bir yüzle gülerek ona yönelir.” Yani hiç takmaz. Yani tabii burada kastedilen çok rahatsızlık verecek anlamına geliyor. Bütün gücüyle yükleniyor. Mehdi den bahsediyor burada. İngiliz derin Devleti, Mehdiy’e bütün gücüyle yüklenecek, saldıracak. Ama Mehdi, her seferinde gülerek, onu kale almayarak ve parlak bir yüzle diyor. Güler yüzle, yani dalga geçerek, onlarla eğlenerek, yani İngiliz derin Devleti'ni aşağılayacağını buradan anlıyoruz. Gülmesi aşağılama anlamında. Onlarla alay ederek ve parlak bir yüzle diyor. Cildi demek ki parlak ve güzel olacak, buna dikkat çekilmiş.
Evet, dinliyorum.

VTR: Dış görünüş mü önemli, yoksa onun ruhu mu?

ADNAN OKTAR: Yakışıklım bak ben onu söyledim de onu anlamadı bazı kimseler. Eğer ruhu güzelse bir insanın kendi de güzeldir zaten. Yani beraber yaratılır O. Bir bozukluk olmaz. Bana aklı güzel olup da çirkin olan birini gösterin ben o zaman diyeceğim. Aklı güzelse ahlakı güzelse, kendi de mutlaka güzeldir. İkinci bir ihtimal olmaz. Bak bu bir mucizedir. Ayrıca ciddi bir mucizedir bu. Ben yakışıklı mı Bir daha göreyim.
Ama tabii ki, genel anlamda onu da söyleyeyim tabii ki, insan ruhu ile çok güzel olur. Yoksa etle, kemikle… Yani et, insan eti, insan kemiği, dağ taş her yer dolu. Ama yüce bir ruh, egoistlikten, bencillikten arınmış melek gibi bir ruh. Kabadayı ruhu, çok nadir rastlanır. Bulunduğunda da çok değerli ve çok kıymetlidir. Yani akıl almaz kıymetli bir şeydir o.
Evet

VTR: Hediyeleşmek önemli bir konu mudur?

ADNAN OKTAR: Sen ne güzelsin sen böyle sen. Nasıl güzelsin sen maşaAllah canımın içi. MaşaAllah, benim elimden gelse seni hemen evlendirim. Şahane güzelsin, çok güzel çocuğun olur senin. Ya devlet böyle gençlere direk el koysun. Hakikaten sokakta polis çevirsin direk evlendirme dairesine götüreceksin. Şu güzelliğe bak ya maşaAllah aslanım benim çok çok yakışıklısın maşaAllah. Ama hakikaten çok güzel, bayağı güzel. En az 7-8 çocuk olması lazım bunların en az. Tayyip hocam 3 diyor ama 8.10 olması iyi olur. Benim yakışıklımı Allah cennette kardeş, dost etsin inşaAllah. Bir daha dinleyim.

ADNAN OKTAR: Yakışıklım, onun sistemi güzel çalışmıyor. Ben bazen genç kızlarda görüyorum bizim çevremizde, başka yerlerde görüyorum. Genç kız, mesela bir arkadaşıyla tanışıyor gidiyor, pahalı bir kol düğmesi alıyor. Ya sen genç kızsın şimdi olacak iş mi şu. Yani ne gerek var ya? Küçük bir menekşe al, küçük bir saksıda, toprak bir saksıda. Mükemmel bir hediye olur. Veyahut güzel bir kitap al mükemmel bir hediye olur. Genç kızın pahalı hediye alması asla olmaz ama bir genç kıza pahalı bir hediye alınabilir. Bir erkek alabilir. Gayet de güzel olur. Mesela altın. Bir altın kolye alabilir, altın bileklik alabilir, altın yüzük alabilir. Bu yakışır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder