Adnan Oktar'ın 29 mart 2018 tarihli sohbetinin 50.00-1.05.00 aralığıdır.
VTR: Hayır
üzerine ölen kişi şehit midir?
ADNAN OKTAR: Canımın
içi, yani bilmiyorum bir mucizedir devam ediyor. Sen şu sevimliliğinin,
güzelliğinin farkında mısın sen? İnsanın dili tutuluyor, nasıl açıklayacağım
bilemiyorum. Harikulade güzelsin maşaAllah ve yüzünde tertemiz bir ifade var.
Elinden, yüzünden efendilik akıyor. Muhteşem birisin sen. Aferin sana maşaAllah.
Bir de hokka gibi güzelsin yani kusursuz maşaAllah. Allah sana hayır, bereket
versin. Cennet için şahane arkadaşsın sen. Seni unutmayacağım cennette arkadaş
oluruz inşaAllah. İnşaAllah hep böyle güzel kalırsın hep genç kalırsın ama hayret
ya bayağı güzel. Doğal güzel çok çok güzel. Canımın içi ben seni bir daha
dinleyim.
Mesela bir polis, asker, veyahut bir memur diyor ki, ben şu
an Allah'ın dinine İslam'a, Kuran'a, vatana, millete, bayrağa, hayırlı olmak
için hayır için egoistlikten; bencillikten uzak olarak hizmete şu an çıkıyorum
diyor, gayret edeceğim diyor. Giderken başına kalas düştü, vefat etti. Şehit
olur. Veyahut biri vurdu, şehit olur. Onun için evinden çıkan insan hayra niyet
edecek. Yarabbi ben, senin dinini yaymak için islam'ın
hakimiyeti için kendimi adadım. Şu anda elimden gelen her şeyi yapmak üzere
çıkıyorum. Üç kişiye bile anlatıyor olsa yeterlidir. Asker ne diyor, ya Rabbi decal’i
tepelemeye çıkıyorum. Senin dinine saldırıyorlar, senin kuranına, kitabına
saldırıyorlar. Bu benim ağırıma gidiyor. Ben, canımı ortaya koydum senin dinin
için canımı fedaya hazırım, mücadele edeceğim. Şehit olursam şerefle şehit
olacağım. Ben sana aitim. Senden geldim, sana gidiyorum. Mesela bak bu çocuklar
hep niyet etmiş askerler. Hep yazıyorlar, ben diyor, düğüne gidiyorum diyor. Düğün
ne? Bu şehitlik işte onu kastediyor. Bu şekilde olursa hepsi şehit olur. Kalbinden
geçerse yine yeter. Sözlü demesine bile gerek yok. Kalbinden geçirmesi yeterli.
Evet, dinliyorum.
VTR: Sahte sevgi
anlaşılır mı?
ADNAN OKTAR: Canımın
içi, anlaşılır da kimse bozuntuya vermiyor. Bir seviyor, bir seviyor, diyor. Anlatamam
diyor. Şimdi, yeni evlendirilecek tiplerde falan oluyor. Oğlan yakışıklı güzel
oluyor, kız da acayip zengin oluyor ama kız vasat güzel oluyor o kadar güzel
değil. Oğlan deli divane olduğunu söylüyor böyle eli ayağı boşanıyor, ağzı dili
kuruyor falan. O gözler diyor, o kaşlar diyor. Halbuki kız normal bir kız. Yani
dünyanın en güzel kızı gelse onu ilgilendirmiyor. Ama mal, mülk olunca cinnet
geçiriyor. Yani bir an önce o paraya konabilmek için. Kızcağız da işin acı yanı
çok acayip seviyor diyor, mübarek diyor. Halbuki o da biliyor acı acı olayı. Bozuntuya
vermiyor. Halbuki dürüst olmak lazım. Seviyorsa seviyordur. Yani ne kadar
seviyorsa onu söylemek lazım. Dürüst olmak lazım.
VTR: Cinler bizi istedikleri zaman görebiliyorlar mı?
ADNAN OKTAR: Yakışıklım
şu an burası dolu. Ve görüyorlar ama çok usludurlar. Öyle kimseyi rahatsız
etmezler. Evlerin köşelerinde falan otururlar. Çağırsak da bayağı eğlenirler,
hoşlarına gider.
Evet, dinliyorum.
GÖRKEM ERDOĞAN:
Amerika Birleşik Devletleri başkanı Trump'a dava izni verildi. Maryland, Yargıcı,
izin gerekçesi olarak anayasa ihlalini gösterdi.
ADNAN OKTAR: Ya
bu garibime bir şey yapacaklar ama hayırlısı. Aslında bence kaçsa çok daha iyi
eder. Hakikaten İngiliz derin Devleti çok kötü kafayı taktı ona. Yani onunla bırakmazlar.
Bak şimdi ırza tasaddi, dolandırıcılık, akla hayale gelmeyecek bir şeylerden
dava açacaklar göreceksiniz. Çok fazla ırza tasaddi olacaktır. Rezalet
iddialarda bulunabilirler.
Evet, dinliyorum.
VTR: İnsan kendisi hatalıyken başkalarını eleştirmesi doğru
bir hareket midir?
ADNAN OKTAR: Yakışıklım,
hiç yoktan iyidir. Yani insanlar birbirine ayna olması lazım. Adam mesela cömert
değildir ama cömertliği teşvik eder. İyi olur, emri bil maruf, nehyi anil
münker, uyandırır insanı. Yani illa kendisinin yapıyor olması şart değil,
yapmıyor olması da şart değil. Uyarmak güzel bir şey ama kırmadan, kalbini
kırmadan çok çok faydalı. Öbür türlü nasıl olsun? İnsanlar zaten kitap
okuyamıyor, kimse kimseyi de uyarmıyor. Biri öyle çıkıp uyarırsa nezaketi ile
çok iyi olur. Ama ona kalırsa hoca efendilerin büyük bölümü zaten dediklerini
yapmıyorlar. Hatta derler ki, “hocanın dediğine uy ama yaptığını yapma” de
derler. Bu bilinen bir şeydir. İnsanlar hatalıdır, eksiktir. Buna kızmamak
lazım. Hayır olarak söylerse güzel olarak söylesin dinlenir. Bir şey olmaz.
Evet
GÖRKEM ERDOĞAN: Köpekleri
besleyen kuş. Kedi ve köpeği besliyor.
ADNAN OKTAR: Eğitmişlerdir
ya. Onları da iyi etmişler. Yazık ben eğitilen hayvanlara acıyorum ben. Hayvanın
disipline edilmesi beni kızdırıyor. Hayvan özgür olmalı. Bırakacaksın yani
nasıl yaşıyorsa Yaşasın. En güzeli doğal halidir. Ormanda bile elleme. Mesela
keklik var kafese koyuyorsun, intihar eder hayvan, kafese koyarsan intihar eder.
Sincap falan da öyle. İntihar eder Allah esirgesin. Yani öldürür kendini. Orada
bırakacaksın olmaz, kafeste o yaşamaz o. Birçok hayvan intihar ediyor Allah
esirgesin. Bırak dışarıda yaşasın. Ne yapıyorsa yapsın.
Evet, dinliyorum.
YASEMİN KİRİŞ: Hakkari'nin
Yüksekova ilçesinde, terör mağduru vatandaşlara şimdiye kadar “86milyon 640 bin
844 lira” ödeme yapıldı.
ADNAN OKTAR: Onlara
helal olsun. Keşke daha çok imkanlar tanınsa. Ama şu terörün en yoğun olduğu
illeri böyle akıl almaz modern hale getirsek terör diye bir şey kalmaz. Çokta
ağrılarına gider PKK'nın. Böyle pilot bölge yapacaksın Diyarbakır'ı, Paris gibi
yapacaksın. Acayip ağrılarına gider PKK'nın. Mardin'i dünyanın en modern
şehirlerinden biri yapacaksın. Acayip ağırlarına gider, darmadağın eder PKK'yı.
“Deccal, sonra genç bir adamı kendisine imana davet eder.”
Yani benim adamım olacaksın der diyor. “Deccal, kendisini reddetmesine
öfkelenerek, o gence kılıçla vurup ikiye böler. Her iki parçayı bir ok atımı
mesafeye fırlatır sonra o genci çağırır. Genç dirilip parlak bir yüzle gülerek
ona yönelir.” Yani hiç takmaz. Yani tabii burada kastedilen çok rahatsızlık
verecek anlamına geliyor. Bütün gücüyle yükleniyor. Mehdi den bahsediyor burada.
İngiliz derin Devleti, Mehdiy’e bütün gücüyle yüklenecek, saldıracak. Ama Mehdi,
her seferinde gülerek, onu kale almayarak ve parlak bir yüzle diyor. Güler
yüzle, yani dalga geçerek, onlarla eğlenerek, yani İngiliz derin Devleti'ni aşağılayacağını buradan
anlıyoruz. Gülmesi aşağılama anlamında. Onlarla alay ederek ve parlak bir yüzle
diyor. Cildi demek ki parlak ve güzel olacak, buna dikkat çekilmiş.
Evet, dinliyorum.
VTR: Dış görünüş
mü önemli, yoksa onun ruhu mu?
ADNAN OKTAR: Yakışıklım
bak ben onu söyledim de onu anlamadı bazı kimseler. Eğer ruhu güzelse bir
insanın kendi de güzeldir zaten. Yani beraber yaratılır O. Bir bozukluk olmaz. Bana
aklı güzel olup da çirkin olan birini gösterin ben o zaman diyeceğim. Aklı
güzelse ahlakı güzelse, kendi de mutlaka güzeldir. İkinci bir ihtimal olmaz.
Bak bu bir mucizedir. Ayrıca ciddi bir mucizedir bu. Ben yakışıklı mı Bir daha
göreyim.
Ama tabii ki, genel anlamda onu da söyleyeyim tabii ki,
insan ruhu ile çok güzel olur. Yoksa etle, kemikle… Yani et, insan eti, insan
kemiği, dağ taş her yer dolu. Ama yüce bir ruh, egoistlikten, bencillikten
arınmış melek gibi bir ruh. Kabadayı ruhu, çok nadir rastlanır. Bulunduğunda da
çok değerli ve çok kıymetlidir. Yani akıl almaz kıymetli bir şeydir o.
Evet
VTR: Hediyeleşmek önemli bir konu mudur?
ADNAN OKTAR: Sen
ne güzelsin sen böyle sen. Nasıl güzelsin sen maşaAllah canımın içi. MaşaAllah,
benim elimden gelse seni hemen evlendirim. Şahane güzelsin, çok güzel çocuğun
olur senin. Ya devlet böyle gençlere direk el koysun. Hakikaten sokakta polis
çevirsin direk evlendirme dairesine götüreceksin. Şu güzelliğe bak ya maşaAllah
aslanım benim çok çok yakışıklısın maşaAllah. Ama hakikaten çok güzel, bayağı
güzel. En az 7-8 çocuk olması lazım bunların en az. Tayyip hocam 3 diyor ama
8.10 olması iyi olur. Benim yakışıklımı Allah cennette kardeş, dost etsin inşaAllah.
Bir daha dinleyim.
ADNAN OKTAR: Yakışıklım,
onun sistemi güzel çalışmıyor. Ben bazen genç kızlarda görüyorum bizim
çevremizde, başka yerlerde görüyorum. Genç kız, mesela bir arkadaşıyla
tanışıyor gidiyor, pahalı bir kol düğmesi alıyor. Ya sen genç kızsın şimdi olacak
iş mi şu. Yani ne gerek var ya? Küçük bir menekşe al, küçük bir saksıda, toprak
bir saksıda. Mükemmel bir hediye olur. Veyahut güzel bir kitap al mükemmel bir
hediye olur. Genç kızın pahalı hediye alması asla olmaz ama bir genç kıza
pahalı bir hediye alınabilir. Bir erkek alabilir. Gayet de güzel olur. Mesela
altın. Bir altın kolye alabilir, altın bileklik alabilir, altın yüzük alabilir.
Bu yakışır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder